Aralık 22, 2015

PARİS NOTLARI

Paris'e nisan ayında gitmenin avantajlarından sonuna kadar yararlandık diyebilirim. Güneşli bir hava ve neşeli bahar dalları eşliğinde Paris sokaklarında gezmek gerçekten çok güzeldi. Roma Fiumicuno Havalimanından ayrılırken ardımızda kara bulutları bıraktığımızı düşünecek olursak oldukça şanslıydık.
 Paris Orly havalimanından Montparnesse bölgesindeki otelimize yerleştikten sonra şehri çoğu zaman yürüyerek bazen de oldukça geniş bir ağa sahip olan metro ile ulaşımımızı sağlayarak keşfetmeye başladık. 



Şehrin tamamına hakim olan romantik  atmosferi mimari yapılar  ve buğulu söylenmiş Fransızca şarkılar pekiştiriyor. Paris -Roma 'dan sonra-aşkın en güzel yaşandığı şehirlerden biri.


Eyfel Kulesini- en sevdiğimiz aktivitelerden olan-çimlere yayılarak  seyrettik, Champs-Elysées 'de birbirinden ilginç mağazalar keşfedip kalabalıkların içine daldık. Abercrombie&Fitch mağazasına ise değinmeden geçemeyeceğim,müze ve sanat galerisi karışımı mağaza görülmeye değer.


Champs-Elyséees' nin batısında yer alan Zafer Takı( Arc de triomphe de l'étolie)
 Jardin du Luxembourg şehrin yeşil yanı.Parka ait yeşil  sandalyelerimizde rotamızı belirlerken önümüzden ikiz bebek arabalarını önlerine katıp koşuya çıkan bir çift geçti. Modern yaşamın doğa ve tarih ile içiçe geçmesine hayran olmamak elde değil.

video

Paris'te bisiklet kullanımı diğer Avrupa şehirlerinde olduğu gibi olduça yaygın,bisikletlilere özel yollar var.

Seine nehri kıyısında  köprülerden bir oraya bir buraya geçerken üzerinde isimlerimizin yazılı bulunduğu kilidi köprüde bıraktık.






Arkamızda Notre-Dame Kilisesi
Notre-Dame ve Montmarte bölgesindeki Sacré-Coeur kiliseleri görülmeye değer dini-mimari yapılar.Önceden biletlerini ayarlamadığımız ve sıra beklemek istemediğimiz için fazla müze gezemedik,bir sonraki gelişimize erteledik.
Sacré-Coeur
Sacré-Coeur
Notre-Dame
Louvre müzesi gezmeyi isteyip de gezemediklerimizden. Cam piramit ve Palais du Louvre  eski ve yeni tezatının görsel  açıdan en güzel örneklerinden.


 Neo-klasik Pantheon labirent gibi yeraltı mezarlarıyla görülmeye değer yerlerden. Marie-Pierre Curie ,Yazar Emile Zola gibi döneminde birçok başarıya imza atmış isimlerin mezarları burada toplanmış.







 Gezimizin diğer duraklarıyla kıyaslarsam Paris'te aç kaldığımızı söyleyebilirim,damak tadımızın daha çok İtalyan ve İspanyol mutfaklarına yatkın olmasından dolayı mı yoksa yemek için yer seçimlerimizde şanssız olduğundan mıdır bilmiyorum tabi. Makaronlara ve tatlılara bayıldık o ayrı:)


Tesadüfen keşfettiğimiz Au Vieux Paris adlı kafe harikaydı.




 Paris hakkında en çok hoşuma giden ve aklımda kalan, sokaklarının,evlerinin,mağazalarının,parklarının ve yapılarının estetikliği,asaleti ve zarafetiydi.






Güneşli Paris'i nisan bulutlarına teslim ederken rotamızı nispeten daha serin bulduğumuz Barcelona'ya çevirdik. Paris-Barcelona arası tercihimiz Ryan Air oldu(önceden online check-in yapılması gerektiğini atladığımız için ceza ödemek durumunda kaldık. Bir dahaki sefere dikkat edilcek bir konu olarak anılarımızda yerini aldı malesef bu durum).Paris'e yeniden gelmeyi düşünür müyüz ,evet kesinlikle! Audrey Hepburn'un dediği gibi Paris is always a good idea/ Paris her zaman iyi bir fikirdir:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder